Ana Sayfaya Dön
Psikiyatri Sözlüğü

Psikiyatri Sözlüğü

Psikiyatri ve ruh sağlığı terimlerinin sade, doğru ve anlaşılır tanımları. Her terim, sorunuzu ilk cümlede yanıtlayacak şekilde hazırlanmıştır. Bu içerikler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavinin yerine geçmez.

Anksiyete

Agorafobi

Agorafobi, kaçmanın zor olabileceği veya yardım bulunamayabileceği ortamlardan (kalabalık, toplu taşıma, açık/kapalı alanlar) belirgin korku ve kaçınmadır. Çoğunlukla panik atak deneyiminin ardından gelişir ve kişinin yaşam alanını giderek daraltır.

Anksiyete

Anksiyete, gerçek veya algılanan bir tehdide karşı duyulan; endişe, gerginlik ve bedensel uyarılma (çarpıntı, terleme, kas gerginliği) ile seyreden kaygı durumudur. Belirli bir düzeyde normal ve koruyucudur; ancak süreklilik kazanıp günlük yaşamı bozduğunda anksiyete bozukluğundan söz edilir.

Fobi (Özgül Fobi)

Fobi, belirli bir nesne veya duruma (yükseklik, uçak, hayvan, kan/iğne) karşı duyulan, gerçek tehlikeyle orantısız ve mantıkdışı olduğu bilinse de kontrol edilemeyen yoğun korkudur. Kişi korkulan durumdan kaçınır; bu kaçınma zamanla işlevselliği kısıtlar.

Hastalık Anksiyetesi (Hipokondri)

Hastalık anksiyetesi, ciddi bir hastalığa sahip olma veya yakalanma konusunda; normal beden duyumlarını tehlike olarak yorumlayan sürekli ve aşırı kaygıdır. Tekrarlayan doktor başvuruları veya tam tersi muayeneden kaçınma görülebilir.

Panik Atak

Panik atak, dakikalar içinde zirveye ulaşan yoğun korku ve bedensel belirtilerin (çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi, ölüm/kontrol kaybı korkusu) ani dalgasıdır. Genellikle 10-20 dakikada geçer ve tehlikeli değildir; tekrarladığında panik bozukluğa dönüşebilir.

Somatizasyon

Somatizasyon, psikolojik sıkıntının; baş ağrısı, mide şikâyetleri, çarpıntı veya ağrı gibi açıklanamayan bedensel belirtiler olarak ortaya çıkmasıdır. Tetkikler genellikle normaldir; belirtiler gerçektir ancak kökeninde ruhsal etkenler vardır.

Sosyal Fobi (Sosyal Anksiyete)

Sosyal fobi, başkaları tarafından olumsuz değerlendirilme veya rezil olma korkusuyla sosyal ve performans ortamlarından (topluluk önünde konuşma, tanışma, telefonla konuşma) kaçınmadır. Yüz kızarması, titreme ve çarpıntı sık eşlik eder.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu (YAB)

Yaygın anksiyete bozukluğu, günlük olaylar hakkında kontrol edilemeyen, sürekli ve aşırı endişeyle seyreden; en az 6 ay süren bir tablodur. Huzursuzluk, kolay yorulma, konsantrasyon güçlüğü, kas gerginliği ve uyku sorunları tipiktir.

Obsesif Kompulsif

Duygudurum

Anhedoni

Anhedoni, daha önce keyif veren etkinliklerden (hobiler, sosyal ilişkiler, yemek, cinsellik) zevk alamama veya ilgi duyamama durumudur. Depresyonun çekirdek belirtilerinden biridir ve tedavi yanıtını izlemede önemli bir göstergedir.

Depresyon

Depresyon, en az iki hafta süren çökkün ruh hali ve/veya ilgi-zevk kaybının baskın olduğu; uyku, iştah, enerji, dikkat ve değer duygusunu etkileyen tıbbi bir hastalıktır. Bir karakter zayıflığı değildir ve tedaviyle büyük oranda düzelir.

Disfori

Disfori, huzursuzluk, hoşnutsuzluk ve gerginlikle giden olumsuz duygusal durumdur. Depresyon, anksiyete, karma epizodlar ve yoksunluk dönemlerinde görülür; öforinin karşıtı olarak düşünülebilir.

Distimi (Süregen Depresyon)

Distimi, belirtileri majör depresyona göre daha hafif ama en az iki yıl süren, kronik bir çökkünlük halidir. Kişi uzun süredir 'hep böyleyim' diye düşünebilir; bu süreklilik tanının atlanmasına yol açar.

Duygudurum (Mizaç/Affekt)

Duygudurum, kişinin belirli bir dönemdeki baskın ve sürekli duygusal tonudur (çökkün, normal/öforik, irritabl). Anlık ve gözlenebilen duygusal ifadeye ise 'affekt' denir; psikiyatrik değerlendirmenin temel eksenlerinden biridir.

Hipomani

Hipomani, maninin daha hafif formudur: yüksek enerji ve moral, azalmış uyku ihtiyacı ve artan üretkenlik en az dört gün sürer, ancak hastane yatışı gerektirmez ve psikotik belirti içermez. Bipolar bozukluk tip II'nin temel bileşenidir.

Mani (Manik Epizod)

Mani, anormal derecede yüksek, taşkın veya öfkeli ruh hali ile artmış enerjinin en az bir hafta sürdüğü; azalmış uyku ihtiyacı, aşırı konuşkanlık, büyüklük hissi ve riskli davranışlarla giden dönemdir. Bipolar bozukluk tip I'in belirleyici özelliğidir.

Melankoli

Melankoli, depresyonun; belirgin zevk kaybı, sabahları daha kötü hissetme, erken uyanma, iştah/kilo kaybı ve psikomotor yavaşlama ile giden ağır bir alt tipidir. Genellikle biyolojik ağırlıklıdır ve ilaç tedavisine iyi yanıt verir.

Öfori

Öfori, duruma göre orantısız, abartılı bir keyif ve coşku halidir. Manik ve hipomanik epizodlarda görülebileceği gibi bazı madde etkileriyle de ortaya çıkabilir; süreklilik ve işlev bozukluğu eşlik ettiğinde klinik anlam taşır.

Siklotimi

Siklotimi, en az iki yıl boyunca; hafif depresif belirtilerle hipomanik belirtilerin birbirini izlediği, kronik ve dalgalı bir duygudurum bozukluğudur. Belirtiler tam epizod kriterlerini karşılamaz ama yaşam kalitesini ve ilişkileri etkiler.

Psikoz

Halüsinasyon

Halüsinasyon, dışarıda gerçek bir uyaran olmadan ortaya çıkan algıdır: olmayan sesler duymak (işitsel), olmayan şeyler görmek (görsel) gibi. En sık işitsel halüsinasyonlar görülür ve psikotik bozuklukların önemli bir belirtisidir.

İçgörü

İçgörü, kişinin kendi ruhsal durumunun farkında olması ve belirtilerini bir hastalığa bağlayabilmesidir. İçgörünün azalması özellikle psikotik ve manik tablolarda görülür ve tedaviye uyumu doğrudan etkiler.

Negatif Belirtiler

Negatif belirtiler, şizofrenide normal işlevlerin azalması veya kaybıyla giden belirtilerdir: duygusal küntleşme, konuşmada azalma, istem kaybı (avolisyon), sosyal geri çekilme ve zevk alamama. Pozitif belirtilere (sanrı, halüsinasyon) göre tedavisi daha zordur.

Paranoya

Paranoya, başkalarının kötü niyetli, tehdit edici veya kendisine zarar vermeye çalıştığına dair yoğun ve yersiz kuşkuculuktur. Hafif güvensizlikten belirgin takip sanrılarına kadar geniş bir yelpazede görülebilir.

Psikoz

Psikoz, gerçeklik değerlendirmesinin bozulduğu; sanrı (gerçek dışı inançlar) ve halüsinasyon (gerçek dışı algılar) gibi belirtilerle giden bir ruhsal durumdur. Şizofreni, bipolar bozukluk, ağır depresyon ve bazı tıbbi/madde durumlarında görülebilir.

Sanrı (Delüzyon)

Sanrı, aksini gösteren kanıtlara ve mantığa rağmen sürdürülen, kültürel olarak paylaşılmayan yanlış inançtır (takip edilme, büyüklük, kıskançlık, referans sanrıları). Psikozun çekirdek belirtilerinden biridir.

Travma

DEHB

İlaç & Tedavi

Antidepresan

Antidepresan, depresyon ve birçok anksiyete bozukluğunun tedavisinde kullanılan, beyindeki nörotransmitter dengesini düzenleyen ilaç grubudur. Etkisi genellikle 2-4 haftada başlar, bağımlılık yapmaz ve doktor kontrolünde başlanıp bırakılır.

Antipsikotik

Antipsikotik, sanrı ve halüsinasyon gibi psikotik belirtileri azaltan ilaç grubudur; şizofreni, bipolar bozukluk ve bazı durumlarda depresyona ek olarak kullanılır. Yeni kuşak (atipik) antipsikotikler daha geniş bir kullanım alanına sahiptir.

Bağımlılık

Bağımlılık, bir madde veya davranışa karşı; kontrol kaybı, artan tolerans, yoksunluk ve olumsuz sonuçlara rağmen kullanımı sürdürme ile giden kronik bir beyin hastalığıdır. Ahlaki bir zayıflık değil, tedavi edilebilir tıbbi bir durumdur.

Benzodiazepin

Benzodiazepinler, yoğun kaygı ve panik durumlarında hızlı rahatlama sağlayan sakinleştirici ilaçlardır (örn. diazepam, alprazolam). Bağımlılık riski taşıdıkları için genellikle kısa süreli ve kontrollü 'köprü tedavi' olarak kullanılır.

Duygudurum Dengeleyici

Duygudurum dengeleyiciler, bipolar bozuklukta manik ve depresif epizodları önlemek ve duygudurumu dengede tutmak için kullanılan ilaçlardır (örn. lityum, valproat, lamotrijin). İdame tedavisinin temelini oluşturur.

Lityum

Lityum, bipolar bozuklukta etkinliği en köklü kanıtlanmış duygudurum dengeleyicidir; epizodları azaltır ve intihar riskini düşürdüğü gösterilmiştir. Kan düzeyinin düzenli izlenmesini gerektiren, dar terapötik aralığa sahip bir ilaçtır.

Plasebo

Plasebo, etkin madde içermeyen ama tedavi beklentisiyle olumlu etki yaratabilen 'sahte' uygulamadır. İlaç çalışmalarında gerçek etkiyi ölçmek için karşılaştırma grubu olarak kullanılır; plasebo etkisi, beklentinin biyolojik etkisini gösterir.

SNRI (Serotonin-Noradrenalin Geri Alım İnhibitörü)

SNRI'lar, hem serotonin hem noradrenalin düzeyini artıran antidepresan grubudur (örn. venlafaksin, duloksetin). Depresyon, yaygın anksiyete ve bazı kronik ağrı durumlarında kullanılır.

SSRI (Seçici Serotonin Geri Alım İnhibitörü)

SSRI'lar, serotoninin sinir hücreleri arasındaki düzeyini artırarak etki gösteren, depresyon ve anksiyete tedavisinde ilk tercih edilen antidepresan grubudur (örn. sertralin, essitalopram). Görece güvenli yan etki profilleri nedeniyle yaygın kullanılır.

Titrasyon (Doz Ayarı)

Titrasyon, bir ilacın etkili ve iyi tolere edilen doza ulaşması için dozun kademeli olarak artırılması (veya azaltılması) sürecidir. Yan etkileri en aza indirmek ve en uygun yanıtı bulmak için psikiyatride sık uygulanır.

Tolerans

Tolerans, bir maddenin tekrarlanan kullanımıyla aynı etkiyi elde etmek için giderek daha yüksek doz gerekmesidir. Madde bağımlılığının ve bazı ilaçların uzun süreli kullanımının önemli bir göstergesidir.

Yan Etki

Yan etki, bir ilacın asıl tedavi amacının yanında ortaya çıkan istenmeyen etkilerdir (örn. bulantı, uyku hali, ağız kuruluğu). Çoğu yan etki ilk haftalarda görülüp zamanla azalır; rahatsız edici olduğunda doz veya ilaç değişikliği değerlendirilir.

Yoksunluk (Bırakma Belirtileri)

Yoksunluk, bağımlılık yapan bir madde veya bazı ilaçların aniden azaltılması/bırakılmasıyla ortaya çıkan bedensel ve ruhsal belirtilerdir. Bu nedenle birçok ilaç doktor kontrolünde kademeli olarak azaltılarak bırakılır.

Hastalık Seyri

Epizod

Epizod, psikiyatride belirli bir bozukluğun belirtilerinin tanı kriterlerini karşılayacak yoğunluk ve sürede görüldüğü, başlangıcı ve bitişi belli ayrı bir dönemdir. Depresif, manik, hipomanik ve karma epizod türleri tanımlıdır.

Etiyoloji

Etiyoloji, bir hastalığın nedenlerini ve oluş mekanizmalarını inceleyen kavramdır. Psikiyatrik bozukluklar çoğunlukla tek bir nedene değil; genetik, biyolojik, psikolojik ve çevresel etkenlerin etkileşimine (biyopsikososyal model) dayanır.

İdame (Bakım) Tedavisi

İdame tedavisi, akut belirtiler geçtikten sonra nüksü önlemek için sürdürülen koruyucu tedavi sürecidir. İlaç dozunun etkili düzeyde tutulması ve düzenli takip içerir; özellikle tekrarlayıcı depresyon ve bipolar bozuklukta kritik öneme sahiptir.

Komorbidite (Eş Tanı)

Komorbidite, bir kişide aynı anda birden fazla hastalığın bir arada bulunmasıdır (örn. depresyon ile anksiyetenin veya DEHB ile depresyonun birlikteliği). Psikiyatride çok sık görülür ve tedavi planının bütüncül kurulmasını gerektirir.

Nüks (Relaps)

Nüks, iyileşme veya remisyon döneminden sonra hastalık belirtilerinin yeniden ortaya çıkmasıdır. Birçok psikiyatrik bozuklukta nüks riski gerçektir; bu yüzden belirtiler geçtikten sonra da idame (bakım) tedavisi önerilir.

Prognoz

Prognoz, bir hastalığın beklenen gidişatı ve tedaviyle ulaşılması muhtemel sonuçtur. Erken tanı, tedaviye uyum ve sosyal destek gibi etkenler psikiyatrik bozukluklarda prognozu belirgin biçimde iyileştirir.

Remisyon

Remisyon, hastalık belirtilerinin büyük ölçüde veya tamamen kaybolduğu, kişinin işlevselliğine döndüğü dönemdir. Tedavinin hedeflerinden biridir; ancak remisyon iyileşmenin sürdürülmesi için tedavinin hemen kesilmesi gerektiği anlamına gelmez.

Terapi

Genel