İlaç & Tedavi kategorisindeki psikiyatri terimlerinin sade, doğru ve answer-first tanımları. Bu içerikler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavinin yerine geçmez.
Diğer adları: Akathisia, İç huzursuzluk
Akatizi, kişinin yerinde duramama, sürekli hareket etme ihtiyacı şeklinde yaşadığı yoğun bir iç huzursuzluk halidir. Bazı antipsikotik ve antidepresanların yan etkisi olabilir; fark edilip doz ya da ilaç düzenlemesiyle yönetilmesi önemlidir.
Antidepresan, depresyon ve birçok anksiyete bozukluğunun tedavisinde kullanılan, beyindeki nörotransmitter dengesini düzenleyen ilaç grubudur. Etkisi genellikle 2-4 haftada başlar, bağımlılık yapmaz ve doktor kontrolünde başlanıp bırakılır.
Antipsikotik, sanrı ve halüsinasyon gibi psikotik belirtileri azaltan ilaç grubudur; şizofreni, bipolar bozukluk ve bazı durumlarda depresyona ek olarak kullanılır. Yeni kuşak (atipik) antipsikotikler daha geniş bir kullanım alanına sahiptir.
Diğer adları: Güçlendirme tedavisi
Augmentasyon, mevcut bir ilaca yeterli yanıt alınamadığında, etkisini güçlendirmek için ikinci bir ilacın eklenmesidir. Örneğin tedaviye dirençli depresyonda bir antidepresana başka bir ajanın eklenmesi; ilaç değiştirmeye alternatif bir stratejidir.
Bağımlılık, bir madde veya davranışa karşı; kontrol kaybı, artan tolerans, yoksunluk ve olumsuz sonuçlara rağmen kullanımı sürdürme ile giden kronik bir beyin hastalığıdır. Ahlaki bir zayıflık değil, tedavi edilebilir tıbbi bir durumdur.
Benzodiazepinler, yoğun kaygı ve panik durumlarında hızlı rahatlama sağlayan sakinleştirici ilaçlardır (örn. diazepam, alprazolam). Bağımlılık riski taşıdıkları için genellikle kısa süreli ve kontrollü 'köprü tedavi' olarak kullanılır.
Dopamin, ödül, motivasyon, hareket ve dikkatle ilişkili bir nörotransmitterdir. Aşırı dopamin etkinliği psikoz belirtileriyle, yetersizliği ise DEHB ve motivasyon güçlükleriyle bağlantılandırılır; antipsikotikler ve bazı DEHB ilaçları dopamin sistemini hedefler.
Diğer adları: Mood stabilizatörü
Duygudurum dengeleyiciler, bipolar bozuklukta manik ve depresif epizodları önlemek ve duygudurumu dengede tutmak için kullanılan ilaçlardır (örn. lityum, valproat, lamotrijin). İdame tedavisinin temelini oluşturur.
Diğer adları: EKT, Elektrokonvülsif terapi
EKT, kontrollü koşullarda ve anestezi altında uygulanan, beyinde kısa süreli bir nöbet oluşturarak etki eden bir tedavi yöntemidir. Ağır, ilaca dirençli ya da yaşamı tehdit eden depresyon, mani ve bazı psikoz tablolarında etkili ve güvenli kabul edilen bir seçenektir.
Diğer adları: Esketamin, Ketamin tedavisi
Esketamin, klasik antidepresanlardan farklı bir mekanizmayla (glutamat sistemi) etki eden ve tedaviye dirençli depresyonda kullanılan bir ilaçtır. Etkisi görece hızlı başlayabilir; yalnızca sağlık kuruluşunda, gözetim altında ve seçili hastalarda uygulanır.
Diğer adları: Bırakma sendromu, Discontinuation sendromu
Kesilme (bırakma) sendromu, antidepresanın özellikle aniden bırakılması sonrası ortaya çıkabilen geçici belirtilerdir: baş dönmesi, grip benzeri hâl, uyku bozukluğu, “elektrik çarpması” hissi. Bağımlılık değildir; ilacın kademeli azaltılmasıyla (taper) önlenir.
Lityum, bipolar bozuklukta etkinliği en köklü kanıtlanmış duygudurum dengeleyicidir; epizodları azaltır ve intihar riskini düşürdüğü gösterilmiştir. Kan düzeyinin düzenli izlenmesini gerektiren, dar terapötik aralığa sahip bir ilaçtır.
Diğer adları: Monoamin oksidaz inhibitörü, MAOI
MAO inhibitörleri, monoamin oksidaz enzimini bloke ederek serotonin, dopamin ve noradrenalin düzeylerini artıran bir antidepresan grubudur. Bazı dirençli depresyon tablolarında etkilidir; belirli besin ve ilaçlarla etkileşim riski nedeniyle diyet ve doktor takibi gerektirir.
Diğer adları: Norepinefrin
Noradrenalin (norepinefrin), uyanıklık, dikkat, enerji ve strese karşı 'savaş ya da kaç' tepkisinde rol oynayan bir nörotransmitterdir. SNRI grubu antidepresanlar ve bazı DEHB ilaçları, noradrenalin etkinliğini artırarak dikkat ve duygudurum üzerinde etki gösterir.
Diğer adları: Sinir ileticisi, Nörotransmiter
Nörotransmitter, sinir hücreleri arasında sinyal taşıyan kimyasal habercilerdir (örn. serotonin, dopamin, noradrenalin). Duygudurum, kaygı, uyku ve dikkat gibi işlevlerde rol oynarlar; birçok psikiyatrik ilaç, bu ileticilerin beyindeki düzeyini ya da etkisini düzenleyerek çalışır.
Plasebo, etkin madde içermeyen ama tedavi beklentisiyle olumlu etki yaratabilen 'sahte' uygulamadır. İlaç çalışmalarında gerçek etkiyi ölçmek için karşılaştırma grubu olarak kullanılır; plasebo etkisi, beklentinin biyolojik etkisini gösterir.
Diğer adları: 5-HT
Serotonin, duygudurum, kaygı, uyku, iştah ve dürtü kontrolünde rol oynayan bir nörotransmitterdir. Depresyon ve anksiyete tedavisinde sık kullanılan SSRI ve SNRI grubu ilaçlar, serotoninin sinir hücreleri arasındaki etkinliğini artırarak çalışır.
Serotonin sendromu, beyinde serotonin etkinliğinin aşırı artması sonucu ortaya çıkan, nadir ama ciddi bir tablodur; huzursuzluk, terleme, titreme, kalp hızında artış ve kas seğirmeleriyle gider. Genellikle serotonerjik ilaçların birlikte kullanımıyla ilişkilidir ve acil değerlendirme gerektirir.
SNRI'lar, hem serotonin hem noradrenalin düzeyini artıran antidepresan grubudur (örn. venlafaksin, duloksetin). Depresyon, yaygın anksiyete ve bazı kronik ağrı durumlarında kullanılır.
SSRI'lar, serotoninin sinir hücreleri arasındaki düzeyini artırarak etki gösteren, depresyon ve anksiyete tedavisinde ilk tercih edilen antidepresan grubudur (örn. sertralin, essitalopram). Görece güvenli yan etki profilleri nedeniyle yaygın kullanılır.
Titrasyon, bir ilacın etkili ve iyi tolere edilen doza ulaşması için dozun kademeli olarak artırılması (veya azaltılması) sürecidir. Yan etkileri en aza indirmek ve en uygun yanıtı bulmak için psikiyatride sık uygulanır.
Tolerans, bir maddenin tekrarlanan kullanımıyla aynı etkiyi elde etmek için giderek daha yüksek doz gerekmesidir. Madde bağımlılığının ve bazı ilaçların uzun süreli kullanımının önemli bir göstergesidir.
Diğer adları: TMS, TMU, rTMS
Transkraniyal manyetik uyarım (TMU/TMS), kafa derisi üzerinden uygulanan manyetik darbelerle beynin belirli bölgelerini uyaran, ilaç dışı bir tedavi yöntemidir. Özellikle tedaviye dirençli depresyonda kullanılır; girişimsel değildir ve anestezi gerektirmez.
Diğer adları: TCA, Trisiklikler
Trisiklik antidepresanlar, depresyon ve bazı ağrı/anksiyete durumlarında kullanılan eski kuşak antidepresanlardır (örn. amitriptilin, klomipramin). Etkilidirler ancak yan etki profilleri SSRI'lara göre daha belirgin olduğundan, günümüzde çoğunlukla seçili durumlarda tercih edilirler.
Diğer adları: Psikostimülan, Stimülan ilaçlar
Uyarıcılar (stimülanlar), DEHB tedavisinde ilk sırada yer alan, dopamin ve noradrenalin etkinliğini artırarak dikkat ve dürtü kontrolünü iyileştiren ilaçlardır (örn. metilfenidat). Reçeteyle ve doktor takibinde kullanılır; doğru endikasyonda etkili ve güvenli kabul edilir.
Yan etki, bir ilacın asıl tedavi amacının yanında ortaya çıkan istenmeyen etkilerdir (örn. bulantı, uyku hali, ağız kuruluğu). Çoğu yan etki ilk haftalarda görülüp zamanla azalır; rahatsız edici olduğunda doz veya ilaç değişikliği değerlendirilir.
Diğer adları: Yarı ömür, Half-life
Yarılanma ömrü, bir ilacın kandaki düzeyinin yarıya inmesi için geçen süredir. Bu süre; ilacın günde kaç kez alınacağını, kesildiğinde vücuttan ne hızda atılacağını ve kesilme belirtisi riskini etkiler. Kısa yarı ömürlü ilaçlarda kesilme belirtileri daha belirgin olabilir.
Yoksunluk, bağımlılık yapan bir madde veya bazı ilaçların aniden azaltılması/bırakılmasıyla ortaya çıkan bedensel ve ruhsal belirtilerdir. Bu nedenle birçok ilaç doktor kontrolünde kademeli olarak azaltılarak bırakılır.
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi değerlendirmenin yerine geçmez. Belirtilerinizi bir psikiyatristle görüşmek için randevu oluşturabilirsiniz.